LGBTQ hakkında daha fazla bilgi almanız ve aklınızdaki sorularınızın çoğunu gidermek için açılmıştır. Dilerseniz, daha fazla bilgi almak ve bilgi vermek için ' bluelight19@outlook.com 'a mail atabilirsiniz.
14 Ocak 2015 Çarşamba
Yine RTÜK yine eşcinsellik cezası;
RTÜK iki kadının öpüştüğü klipte ‘eşcinsellik’, başka bir klipte de
‘şehvetli okşama’ var diyerek yayınlayan kanallara ceza kesti.
Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) eşcinselliğe dönük
sansür uygulamalarına bir yenisi daha eklendi. RTÜK, ‘One More’ isimli
şarkıya çekilen klipte yer alan iki kadının öpüşmesi nedeniyle Genç
TV’ye 12 bin 353 TL, ‘Dont Stop The Party Ft’ isimli şarkının klibinde
‘şehvetli okşama’ olduğu gerekçesiyle de Power TV’ye uyarı cezası verdi.
RTÜK, Keçe’nin bilimsel olmadığı kanıtlanan görüşlerinden faydalandı!
Uzman raporlarında, “eşcinsel onarım terapileri” adı altında
homofobik yaklaşımlarını sürdüren, bilim dünyası ve psikiyatri
otoriteleri tarafından sıklıkla eleştirilen, etik kurallara aykırı
davrandığı belirtilen Cem Keçe’den alıntı yapıldı.
RTÜK’ün “uzman görüşü” olarak daha önce Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından cezalandırılan Cem Keçe’yi tercih etmesi şaşırttı.
Keçe hakkında “uzman” ve/veya “terapist” olduğunu gösterir resmi
onaylı bir belgesi olmamasına rağmen kendisini terapist ve eğitici gibi
tanıttığı için ceza verilmişti. Yine Keçe’nin “Dr. Cem Keçe Modeli” diye
ortaya attığı fikirlerin herhangi bir bilimsel dayanağı olmadığı ve
etik kurallara aykırı olduğu belirtilmişti.
RTÜK’ün ceza gerekçeleri şöyle
Pitbull’un ‘Dont Stop The Party Ft’ klibi: “Pornografiye varan
davranışların ve mimiklerin yoğun bir biçimde kullanıldığı görülmüştür.
Kadın figürünün yarı çıplak olarak sunulan beden bölgelerinin yine
şehvetli biçimde okşandığı görülmüştür.”
Eliphant’ın ‘One More’ klibi: “İki kadının öpüşme görüntülerine yer
veriliyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği Başkanı Cem Keçe,
‘eşcinsellik olgusunun doğumsal olmadığı ve insanın doğasına aykırı,
çoğu zaman ebeveyn hatası nedeniyle oluşan bir durum olduğu’ şeklindeki
ifadesinden hareketle, bireylerin model alma yöntemiyle eşcinselliği
televizyon aracılığıyla merak etmeleri söz konusudur.”
7 Ocak 2015 Çarşamba
(İnstagram)
Hesabın konsepti, lezbiyenler üzerinedir.
@lesbianfunhouse, çeşitli yarışmalarla göz önünde bulunmaya devam eden bir instagram hesabıdır. Sadece lezbiyenler için değil aynı zamanda, trans kadınlar içinde düzenlenen çeşitli yarışmaları ve düzenlemeleri mevcuttur.
@boysonboysss, gayler için açılmış popüleritesi yüksek bir instagram hesabıdır. Genellikle gay couple ile ilgili fotoğrafları vardır.
6 Ocak 2015 Salı
Bir transseksüel arkadaşımızın daha 'cinayetine' şahit olduk..
Ne diyebilirim ki, ne denilebilir ki... Her eşcinsel veya transseksüel
ölümünün ardında bir şeyler yaza yaza söyleyecek sözüm çoktan bitti. Bu
bir intihar değildir, bu bir cinayettir dedik ve demeye de devam
edeceğiz. Çünkü ötekileştirilmiş bir bireyin intiharının arkasında yatan
toplumsal gerçekler vardır. Eylül de intihar videosunda söylüyor zaten.
"Yapamadım, çalışamadım, engel oldular, mağdur ettiler..." diye.
Cinsiyetçi toplumun ayrımcılığından başka bir şey değil bu.
Homofobiden, transfobiden başka bir şey değil bu intiharların sebebi.
Bize insanca bir hayat
sunuldu da biz mi yaşamak istemedik. Sebebi her ne olursa olsun, bu tür
intiharların ucu heteroseksizme dayanmaktadır. Tabi bunu anlamayacak
veya anlamak istemeyecek çoğunluğun egemen olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Çünkü işlerine öyle gelmektedir.
Biliyorum hiçbir sebep bizi hayattan vazgeçirmemeli ama herkesin
dayanma kat sayısı bir değildir, herkesin yaşadığı zorluklar bir
değildir, yaşanılan ortam bir değildir... Şartlar eşit olsaydı, yani
LGBTİ'lerin yaşama şartları heteroseksüellerle eşit olsaydı, eşcinsel ve
transseksüel intiharları olmazdı. Bu intiharların sebebi eşitsizliktir,
LGBTİ'lere haklarının teslim edilmemesindendir, devletin
duyarsızlığındandır, bizleri korumamasındandır, bizleri yasal olarak
tanımamasındandır.
Yarın sabah olacak ve hiç kimsenin umrunda olmayacak bu intihar.
LGBTİ'lerin hakları için mekanizmayı devreye sokamayacak bu intihar.
LGBTİ'ler toplu olarak intihar etse bile, heteroseksizmin umrunda olmaz
çünkü. Daha "oh be, zahmetsizce kurtulduk" bile derler.
LGBTİ'lerin yapacağı tek şey var giden LGBTİ'lerin ruhlarına birazcık
olsun saygıları varsa. Mücadele etmek. Görünür olmak. Hayatlarını
yapılarına uygun yaşayarak dünyanın dengesini sağlamak. Çünkü görünür
olmamak bizim yok olmamızı daha da kolaylaştırıyor. Gizli bir şekilde
günü kurtararak yaşamak, yarınımızın garantisi değil.
Bu günlerde beni çok rahatsız eden bir söz var; "Her LGBTİ görünür
olmak zorunda değil, her LGBTİ mücadele etmek zorunda değil". İnsan
görünür olmazsa nasıl yaşayabilir ki. İnsan görünür olmazsa, onun yaşama
hakkına nasıl saygı duyulur ki? Bu intiharların sebebi, temel sebebi,
işte bu vurdumduymazlığımız, işte bu mücadelesizliğimiz, işte bu
yarınımızı düşünmememiz. Tamam baş sorumlusu heteroseksist sistem ama
biz de sessiz kalarak yok oluşumuza katkı sağlamış oluyoruz.
Eşcinsellik Tanrı'nın bir armağanıdır!
Bilindiği üzere dünyanın en büyük bilgisayar şirketlerinden birinin en üst yöneticisi olan Tim Cook
eşcinsel olduğunu açıkladı. Aslında Tim Cook'un eşcinsel olduğunu
herkes biliyordu; sadece dile getirdi, eşcinselliğinin arkasında durdu
da diyebiliriz. Tabi gerçeklerden bihaber yaşanılan bir dünyada
bilinmemesi de olağan bir şey. Hem koskoca bir yönetici eşcinsel
olabilir mi değil mi? Eşcinselden olsa olsa seks işçisi olur, ayrıca da
feminen- kadınsı falan olması gerekir! Gay Onur Yürüyüşlerine de
eşcinsellere destek olmak için katılmıştır sadece!
Her neyse bu yönetici, "Eşcinsellik bana Tanrı'nın en büyük armağanı,
gay olmaktan gurur duyuyorum" demiş. Niye demiş; eşcinsellerin
cesaretlerini toplayıp açık eşcinsel olabilmeleri için. Ayyy! Şimdi bir
çok erkeği eşcinselliğe özendirecek değil mi? Bir çok heteroseksüel erkek, eşcinsel olunca başarılı bir yönetici falan olacağını zanneder! Bunlar işin esprisi ama eşcinsellik karşıtlarının
eşcinselliğe bakış açısı işte bu seviyede. Eşcinsellik özenilerek
olunan bir şey homofobiklere göre. Komik bile değil aslında değil mi bu
bakış açısı birazcık mantıklı düşündüğümüzde.
Peki "Tanrı"nın bir armağanı mıdır eşcinsellik? Bunu heteroseksist
dünyada eşcinsel olmayanlara anlatamazsın ki. Heteroseksist bir dünyada
da homofobiye maruz kalmamak için, eşcinseller de eşcinselliği Tanrı'nın
bir armağanı olarak görmeyebilir. Eşcinselliği yüceltmenin de bir
anlamı yok ama doğanın bir yapısı var ve bu yapıda eşcinsellik denilen
bir cinsel yönelim de var. Evrende nefes alma hakkı sana da verilmişse
bu bir hediyedir ve doğanın yapısına uygun varoluşun da bütünsel bir
anlamı vardır. Herkes bütünün bir parçasıdır ve puzzel'ın bir parçası
olabilmek de kişiye verilen bir hediyedir. O hediyeye sahip çıkmak da
herkesin görevi olmalıdır. Zaten kişi yapısına uygun yaşamazsa ne
varolabilir, ne mutlu olabilir, ne de çevresine faydalı olabilir.
Heteroseksizme göre eşcinsellik belki normal bulunmayabilir ama o sadece
heteroseksizme göre; eşcinsellik doğaya göre normaldir ve yaşamın bir
tamamlayıcısı olduğu için normaldir, değerlidir. Ve kişinin kendisine
göre bir hediyedir, gurur duyacağı kimliğinin bir parçasıdır. Çünkü
insan yapısıyla varolabilir, o yapıyı hayata geçirirse mutlu olabilir.
Belki de genel yapısına uygun cinsel kimlik eşcinsellik olduğu için
eşcinseldir kişi; heteroseksüellik, bazı kişilerin genel yapısına ters
düşüp içsel bir çatışma yaşamasına, dolayısıyla bu çatışmanın da
dışarıya yansımasına sebep olabilir. Oysa kendisiyle barışan bir
eşcinselin ne kendisiyle ne de çevresiyle bir çatışması vardır; sadece
doğanın gerçeklerini anlamayan, anlamak istemeyen egemen sistemin bir
nefreti vardır eşcinsellere karşı.
Peki eşcinselliğin artı özellikleri var mıdır? Bilmem; bunu düşünmek
bile istemem. Herkes kendi çapında değerlidir, önemlidir. Artı
özelliklerinden dolayı kimse ayrıcalıklı olmamalı. Herkesin her ne
olursa olsun eşit yaşama hakkının olduğu kabul edilmeli. Heteroseksist
bir dünyada homofobiye karşı eşcinseller daha hırs yapıp başarılı
olabilir mi? Veya eşcinsellerin sanatçı olduğuna dair yaygın söylenişin
aksine kendilerini ifade edebilmek için sanata yönelebilirler mi?
Eşcinselliği yüceltmek, heteroseksüelliği ayrıclıklı görmek kadar
sakıncalı bence. Herkes kendini hissettiği derecede iyi görür, mükemmel
görür... Görmeli de kendine saygı duyması ve duydurması adına.
Heteroseksüellik ne kadar abartılıyorsa, eşcinsellik de "kabul
edilinceye kadar" bunun altında kalmamalı ki, eşcinseller kimlikleriyle
barışabilsin. Tim Cook gibi örnekler, kendisinin de dediği gibi, umarım
eşcinsellere ilham verir, cesaret verir de, onlar da açılabilirler
eşcinselliğin normal karşılanması adına, utanmak yerine gurur duyarlar
eşcinsellikleriyle. Zaten eşcinselsen eşcinelsindir. Utanınca ne
değişecek ki? Ama gurur duyarsan, en azından kendini sever, kendinle
barışık yaşarsın. Çevrenin eşcinselliğe karşı önyargısını da
pekiştirmemiş olursun bu sayede.
Bakalım bizim başarılı ve ünlü eşcinseller ne zaman gurur duyacaklar eşcinellikleriyle?
1 Ocak 2015 Perşembe
Nimbus Studio (1lovelesbian.blogspot.com kurucusu);
Mutlu yıllar, mutlu insanlar :)
2015'ten beklentilerinizin gerçek olması dilekleriyle, yeni bir yıla hoş geldik.
Bazılarınız, sadece yıl atladık diyor. En çokta insanlığın getirdiği rakam kavramı sayesinde. Ama şunu unutmayın, yeni bir yıl yeni bir sayfa demektir.
Bütün karamsarlıkları ve ön yargıları bırakıp, 2015in gelişinin tadını çıkaralım.
SİZİ SEVİYORUZ!
2015'ten beklentilerinizin gerçek olması dilekleriyle, yeni bir yıla hoş geldik.
Bazılarınız, sadece yıl atladık diyor. En çokta insanlığın getirdiği rakam kavramı sayesinde. Ama şunu unutmayın, yeni bir yıl yeni bir sayfa demektir.
Bütün karamsarlıkları ve ön yargıları bırakıp, 2015in gelişinin tadını çıkaralım.
SİZİ SEVİYORUZ!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

