20 Temmuz 2014 Pazar

Yaşlı lezbiyenin yaşamı kısa film oldu..

Mersin'de huzurevinde yaşayan yaşlı lezbiyen bir kadının hayatını konu alan ve senaryosunu oyuncu Sinem Yaruk'un yazıp yönettiği 'Her şey yeniden başlıyor' kısa filminin çekimleri tamamlandı.

Açıklamalar ; 
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sinema/57397/Yasli_lezbiyenin_yasami_kisa_film_oldu.html

Alıntı.

GEY VE LEZBİYENLER HAKKINDA SORU ÖNERGESİ VERİLDİ!

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, tarihinde milat sayılabilecek bir soru önergesi sunuldu.

DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel tarafından Meclis Başkanlığı’na sunulan soru önergesi, bu güne kadar meclis gündeminde adı bile geçmeyen ‘lezbiyen, gey, travesti, biseksüel ve transeksüel’ lerle ilgili.

Son dönemlerde lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel kişilere karşı baskı ve saldırıların arttığını belirten Tuncel, bu insanların hakları ve yasal güvenceleri için yapılan çalışmaları sordu.
Ayrıca eşcinsellerin, ayrımcılığa uğramadan çalışma ve barınma haklarına kavuşması, toplumsal alanda var olabilmelerinin önünü açabilecek yasal güvencelerin sağlanması konularında çalışmalar olup olmadığı gibi sorular da önergede yer aldı.
Eşcinselleri ilk kez Meclis gündemine taşıyan bu soru önergesi önümüzdeki günlerde bir hayli konuşulacağa benziyor.

9 Haziran 2014 Pazartesi

Gaylerinde bir insan olduğunu unutmayın!;

Bu gün her şey güzel olacak diye ümit ediyorsun, kafanda bir sürü soru işaretleriyle.
Kiminiz okula, kiminiz işe.. Ama içinizdeki o yük ve hissizlik.
'Gün geçtikçe dahada çekilmez biri oluyorum' cümlesindeki hikaye işte bir başlangıç aslında.
Belki ailesi yok, belki annesini yeni kaybetti. Belki mutludur, belkide mutsuzdur. Ama o ilk başta
BİR İNSAN. Oysa diğerleri ona sapık, hormon bozukluğu olan
yada kızlar/erkekler ona yüz vermediği için gay olan biriymiş gibi bakıyor.
Kimse düşünmüyor 'ya bende eşcinsel olarak doğsaydım,
ya herkes benimle dalga geçseydi, bana pis bir şeymişim gibi baksaydı' diye..
Bunlara her gün katlanabilirmiydiniz? Oysaki biz katlanıyoruz.
Ve bazılarınızın o iğneleyici lafları umrumda olmuyor çünkü karşımdakinin,
başkalarının laflarına inanıp araştırma gereği duymayıp birde yargısız infaz yapan biri olduğunu biliyorum.
'SEÇİM' diyorlar ya gülüyorum. Gaylari son derece aşşağılayan ülkelerde, insan neden gay olmayı seçsin?
bir düşünün. Neden kötü gözle bakılmayı SEÇSİN, neden aşşağılanmayı SEÇSİN?
Bazılarınızın 'akıl hastasıda ondan' diyişlerinizi duyar gibiyim.
Akıl hastalığı bizim aksine, bir konu hakkında hiç bir bilgisi olmayıp araştırmak yerine,
üşenip üstüne kötüleyen, mantıklı düşünemeyen ve düşünmektende uzak olan, LGBT'i hastalık olarak gören
kişilere daha fazla uyuyor. İnanmıyorsanız, inanmamaya devam edin ama diyeceğim şu ki,
ben kendimi doğduğum günden itibaren bu hislerle biliyorum. Hep kızlara karşı bir ilgim vardı.
Ve üstelik bundan kaçıp kendimi bunalıma sokmak yerine, araştırmayı tercih ettim.
Daha gencecik kızken 15 yaşımda filan, ben bunları teker teker araştırdım. Belkide tonlarca kez
kendimi denedim. Emin olunca evet, ben buyum dedim. Ve kimse, elimde olmayan bir şey için beni hatta
diğerlerini suçlayamaz. KİMSENİN BUNA HAKKI YOK! Olamazda.
Çekiştirmekten vazgeçip bir kez olsun rahat bırakmayı öğenseniz..
Her şey daha iyi olabilirdi. Aramızda tonlarca yapmacık insan varken,
kendimiz gibi olmayı tercih ettiğimiz için yargılanmanın neresi adalet? Bu konu üstüne sayamıyacağımız kadar
araştırma yapılmış. Hala sapıklık olarak görülüyorsa, anlamak istemiyorsunuz demektir. Yada kabullenemiyorsunuz.
Kabullenip anlamak için çaba sarfetmiyorsunuzdur. Şimdi diğer soru ise neden mi bunları yazıyorum?
Dalga geçilip aşşağılanan okadar genç varki, tez yaşta okadar yükü taşıyan. Dayanamayıp hatta bunlar yüzünden intihar eden.
Devam edin, ettikçe dahada mahvedin her şeyi. Bir laf vardır 'Herkes kendine yakışanı yapar' diye.
Sanırım bukadar söz yeterli olmuştur. Saygılar, 1lovelesbian.blogspot.com okurları..

Circumstance(Lezbiyen film)

Atafeh ve Shireen ikiside yetim kalmış 16 yaşında iki genç kızdır. Atafeh ve Shireen’in duygusal ilişkileri ve kızlardan birinin abisinin bu ilişkiye bakış açısı anlatılmakta. Ergenliğin getirdiği karışıklıkların etkileri, bakalım bu genç 2 bayanı nasıl etkileyecek.

Türkçe dublaj ile izlemek için; 
http://filmlen.com/circumstance-filmi-izle/

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Gey, lezbiyen, biseksüel test siteleri (İngilizce) ;

Lezbiyen; http://www.allthetests.com/quiz08/dasquiztd.php3?testid=1082330223

Lezbiyen, gey, biseksüel; http://www.allthetests.com/relationship-tests-love-am-I-gay.php?katb=1080

http://illnessquiz.com/gay-test/

Eşcinsellik genetik olabilir!

New York’ta 161 gay üzerinde yapılan araştırma tek yumurta ikizlerinin yüzde 52’sinin eşcinsel olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar da "Cinsel eğilim, öğrenmeyle gelişmez. Bir insan ya doğduğunda eşcinseldir ya da değildir" diyorlar...

     ELİF KORAP

     Araştırmalar gösteriyor ki cinsel yönelim, doğumdan önce ya da doğumun ilk haftalarında ortaya çıkıyor. New York’taki Hetrick-Martin Enstitüsü’nün 161 gay üzerinde yaptığı araştırma, eşcinselliğin genetik olma ihtimalinin yüksekliğini de ortaya koyuyor. 161 gay’de tek yumurta ikizi olanların yüzde 52, ayrı yumurta ikizi olanların yüzde 22, normal kardeşlerin ise yüzde 11’inin de eşcinsel olduğu saptanmış. Aynı araştırma lezbiyenler üzerinde yapıldığında da benzer sonuçlar alınmış. 
     
     ‘Cinsellik bilinmiyor ki’
     Eşcinsellerin dünyasını, eşcinsel örgütlerinden Lambda’da görev alan ve Minidev sitesindeki Gey - Lezbiyen Kültür’ün editörü Uğur Alper’den dinledik... Öncelikle Türk halkının cinsellik konusunda bilgisizliğinden söz etmek gerektiğine dikkat çeken Alper bu konuda şunları söylüyor: "1.5 yıl Açık Radyo’da ‘Yüzde Yüz Gey-Lezbiyen’ programını yaptık. Gelen telefonlardan insanların bu konuda ne kadar bilgisiz olduğu ortaya çıkıyordu."
     
     ‘Onlar da herkes gibi’
     "Eşcinsellerin hepsi kadınsı değil, çok maço görünümlü biri de eşcinsel olabilir" diyen Alper, şöyle devam ediyor: "Eşcinsellerin herkesle beraber oldukları düşüncesi bir önyargı. Hepsinin birer mesleği var, herkes gibi duygusal ilişkiler yaşıyorlar."
     Alper’e göre eşcinsellerin en büyük sorunları ‘cinsel bir kimlik olarak ortaya çıkamamak, haklarını savunamamak ve ciddiye alınmamak’... Uğur Alper "Eşcinsellerin halkla ilişkileri çok kötü. Örneğin bir eşcinsel öğretmen, erkek öğrencileri taciz eder diye düşünülüyor. Halbuki heteroseksüel bir öğretmenden daha fazla risk taşımaz" diye konuşuyor.
     
     Kendini eşcinsel saymayanlar...
     Bazı eşcinsellerin kendilerini eşcinsel saymadığına değinen Alper, şöyle devam ediyor: "Türkiye’de bir erkek sadece aktif roldeyse kendini eşcinsel saymıyor. Aslında o da eşcinsel. Hatta bu tür kişiler öyle bir noktaya geliyor ki, sadece eşcinsel ilişkiye girmelerine rağmen, kimliklerini kabullenmiyorlar."
     
     Lezbiyenler kamufle oluyor!
     Lezbiyenlerin dünyası ise gay’lerden çok daha farklı. Onlar daha kapalılar çünkü kamufle olma şansları daha fazla. Türk toplumunda kızların birbirlerine yakın davranması dikkat çekmiyor. Aileler kızların birbirlerinde kalmalarını yadırgamıyor. Onlar hem kadın, hem de lezbiyen olmanın zorluğunu yaşadıklarından kimliklerini gay’lere oranla daha fazla gizliyor, daha az örgütleniyorlar. Türkiye’de Kaos GL’de bir araya gelen lezbiyenlerin kurduğu "Sappho’nun Kızları", bu konuda çalışmalar yapan nadir topluluklardan. "Sappho’nun Kızları", zaman zaman toplanarak sorunlarını gündeme getiriyorlar.
     İnternette de "www.geocities.com/WestHollywood/Chelsea/9070" adresli bir web siteleri var.
     
     Eşcinsel örgütler
•   Lambda: Türkiye’de bu konuda en kapsamlı çalışmayı ‘Lambda İstanbul’ yürütüyor. Topluluk her pazar toplanarak eşcinsellerin sorunlarını tartışıyor, çözüm önerileri arıyor. ‘Lambda İstanbul’un AIDS’le mücadele, insan hakları ve şiddetle mücadele konularında da çalışmalar sürdüren alt grupları var. Lambda, toplantılarına dileyen herkesi kabul ediyor. Ziyaretçileri hoşgörüyle karşılıyorlar ve her fikre açıklar. "www.lambdaistanbul.org" adresli web sitesinde, çalışmalarını ayrıntılarıyla aktarıyorlar.
•   LeGaTo: Lezbiyen-Gay Topluluğu Projesi, Gay Ankara grubunun önderliğinde Türkiye üniversitelerindeki eşcinsel oluşum. Boğaziçi, Bilkent, İstanbul, Galatasaray, Ege, Ankara gibi 25 üniversiteyi kapsıyor.
•   Kaos GL: Tek resmi gay lezbiyen yayın organı. İki ayda bir yayımlanıyor. Bir de ‘Parmak’ adında bir aylık gazeteleri var.     
     
     Internette buluşuyorlar
     Yerli eşcinsel siteler rehberine "www.geocities.com/GLBTsiteler/" adresinden ulaşılabilir. En çok ziyaret edilen sitelerse şunlar:
•   www.minidev.com
•   www.eshcinsel.net
•   www.lambdaistanbul.org
•   www.trgay.com     
     
‘Kardeşim travesti diye sürekli küfür dinliyoruz’
     Simge, 33 yaşında bir bankacı; kardeşi travesti... Ailecek durumu kabullenmişler. Ancak, bu durumun ‘taciz ve önyargı’ları da beraberinde getirmesini hazmedemiyorlar
     
Aile içinde özel bir durumunuz var, bunu anlatır mısınız?     26 yaşındaki erkek kardeşim travesti. Doğduğundan beri kardeşimde bir gariplik vardı. 16 yaşlarında evin içinde benim elbiselerimi giydiğini fark ettik. Bize kadın olmak istediğini söyledi. Bir terapiste götürdük. Kardeşimin bir travesti olduğunu öğrendik.
     
Ailenizin tepkisi ne oldu?     10 yıldır gitmediğimiz doktor kalmadı. Annem ve babam çöktü ama "Önemli olan insan olması" dediler. Böyle bir ailemiz olduğu için çok şanslıyız. Kardeşimin kötü hayat koşullarına yönelmesini engellemiş oldular. Birkaç ay önce bir üniversite hastanesinden, ‘ameliyat olabilir’ raporu aldık. Ancak şu an bunu gerçekleştirecek gücümüz yok. Devlet bunu lüks sayıyor. Kardeşim 1991’den beri kadın elbiseleriyle dolaşıyor.
     
Aileniz bu nedenle tacize uğradı mı?     Ailem kendi halinde insanlar, ama biz hep dışlandık. Kardeşim travesti olduğu için kimse gelip gitmez oldu. Telefonlar, sokakta yürürken tacizler, küfürlerle karşılaştık. Sokakta ailece yürüyoruz laf atıyorlar "Köpeğiniz de ib... mi?" diye. Bunlar çok terbiyesiz insanlar. Hangi anne baba ister çocuğunun travesti olmasını. Bazen sokakta uğradığı bir taciz nedeniyle karakola götürülüyor. Onu almaya gidiyoruz. Bize hayvan muamelesi yapıyorlar. 
     
İş bulabildi mi?     Parasız çalışsın, yeter ki bir işi olsun dedik. Çaycılık yaptı, ama işe alanlar yine kendileri çıkardılar. Müşteriler rahatsız oluyormuş. Oysa harhangi bir kızdan bile daha kapalı giyiniyor. Ben insanların televizyondaki travestilere bakıp hepsi hakkında genel düşüncelere varmalarını yanlış buluyorum. 
     
Siz çabuk kabullenebildiniz mi?     Hayır. Benim suçum olduğunu, beni taklit ettiğini düşündüm. Bu çok saçma tabii. Doğum günü fotoğraflarıma bakan arkadaşlarım bu da kim diye sorduklarında "Kız kardeşim", demek benim için de çok zor. 
     
Kardeşinizle ilişkiniz nasıl?     Onu çok seviyorum. Cinsel kimliğinden utanmıyorum. Saklamıyorum. Ama erkek arkadaşlarımla ilişkilerimi etkiliyor. Erkek arkadaşlarım kardeşimle tanışınca benden uzaklaşıyorlar. "Sen de eşcinsel misin?" diye soruyorlar. Erkek arkadaşınız kabul etse bile, eğer evlenecekseniz onun ailesi karşı çıkabiliyor. 
     
Siz çocuk sahibi olma konusunda bir endişe taşıyor musunuz?     Hayır. Ne olursa olsun. Onu severim.
     
"Arkadaşlarım Tarkan diyor, ben Ayşegül Aldinç’i sayıklıyorum"
     Dianne rumuzlu 19 yaşındaki genç kız biseksüel; lise son sınıfta okuyor...
     
Biseksüel olduğunuzu ne zaman fark ettiniz?     Bütün arkadaşlarım Tarkan derken ben, Ayşegül Aldinç sayıklıyordum. Hoşlandığım kızlar artmaya başladı ve yavaş yavaş ilişkilerim oldu. Ben erkek arkadaşlarımla ilişkilerimde atak değilim, ama karşımdaki kadınsa bu çok daha farklı oluyor. Güzel bir kadını çekici bulmamak benim için anlaşılır değil. 
     
Lezbiyen ilişki de, erkek kadın rolü var mı?     Üstlendiğiniz roller var, ama sadece iki kadın olarak da varolabilirsiniz. Bu, ilişkinize bağlı. Lezbiyen kadını, bakışlarından davranışlarından, sezgi yoluyla tanırım. Beğenirsem, söylerim.
     
Aileniz biliyor mu?     Kendimi hiç saklamadım. İlk anneme söyledim. Annem kendisinin de gençliğinde benzer duygular yaşadığını, geçici olduğunu söyledi. Babam bilmiyormuş gibi davranmayı tercih etti. 
     
Bu nedenle sıkıntı yaşıyor musunuz?     Belki de anlaşılmadığından tepki görmüyoruz.
     
     KARŞI GÖRÜŞ-KATKI
     E şcinsel örgütlerinden ‘Lambda İstanbul’un, yazı dizimizin başlığında geçen ‘üçüncü cins’ sözüne itirazı var... Ricalarını kırmıyor ve görüşlerini yayımlıyoruz:
     "Biyolojik olarak iki cins vardır ve eşcinseller bu iki biyolojik cinsiyetin dışında üçüncü bir cins değildir. İnsan kadın ya da erkektir. Cinsel yönelimi eğer çoğunluğun dışındaysa kişinin karşı cinsin özelliklerine sahip olduğuna dair tamamen yanlış bir görüş var. Erkek eşcinsel erkek, kadın eşcinsel kadındır. Eşcinsellik, arada kalma, biyolojik olarak sahip olduğu cinsiyetin göstermesi gereken davranışların tersine davranış gösteren kişi demek değildir. Transseksüellik ise bu anlamda karşı cinse geçme arzusudur ve genelde de ameliyatla sonuçlanır. Burada da bir üçüncü cins durumu söz konusu değildir." 

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Merakla lezbiyen olan mankenin çılgınlıkları;

Podyumun esmer güzeli ünlü mankenlerinden biri, ilk lezbiyen beraberliğini, Londra’ya birlikte gittiği deneyimli hanım arkadaşıyla yaşamış. O günden sonra da bir daha kadınlardan vazgeçemez olmuş...

Merhaba. Sizinle tanışmamız geçtiğimiz sonbaharda olmuştu. Hafta Sonu dergisinde çalışan yakın bir dostumun ısrarlı ricasını kıramayıp sosyetede olup biten ilginç ve sapık ilişkileri geçici bir süre eğlence olsun diye yazmayı kabul etmiştim. Ama eğlence olsun diye yazdığım bu yazılar inanılmaz ilgi gördü. Dergiye bu yazılarla ilgili gelen e-maillerin ve telefonların haddi hesabı yok. Yaz geldi, benim de yavaş yavaş Güney sahillerine inme zamanım geldi. Memo’nun geçen yıl yaptırdığı villanın, bahçe peyzajı için bu hafta Bodrum’a gidiyorum. Hafta Sonu yöneticisi arkadaşlarımdan bir süre yazılarıma ara vermeyi hatta bu işi sonbahara kadar yapmamayı teklif ettim. Ama ne mümkün. Tüm dergi çalışanları beni her hafta, bu sayfaları yazmaya razı ettiler. Aslında yazarken keyif almıyor da değilim. Yazı günüm yaklaştıkça bizim kızlarla yemekleri, beş çayları sıklaştırıyorum ki, yeni dedikodular öğreneyim. Cuma akşamı bizim kızlar buluşup, Fish’N More adlı bir balıkçıya gittik. Aman Allahım, ne güzel bir yer orası öyle. Restoranın hangi köşesine oturursanız oturun Yeniköy’den Çengelköy’e kadar muhteşem bir manzarayı seyrediyorsunuz. Fish’N More, Sakıp Sabancı Müzesi’nin hemen yanında iki katlı bir köşk. Eskiden yalıymış. Önündeki cadde genişletilince köşk durumuna düşmüş. Restoranın sahiplerinden biri de Mesut Yılmaz’ın yeğeni Siret Derman’mış. Beni Siret’le yıllar önce Vivet tanıştırmıştı. Aradan kaç yıl geçti, unutmamış çocuk beni. Masamıza gelip hatırımızı sordu. Laf aramızda biraz göbeklenmiş. Eskiden filinta gibiydi. Biz kızlarla ona, Keanu Reeves benzerliğinden dolayı Kenney adını takmıştık. O dönemler benim de gözüm vardı Siret’te. Ama Vivet elini çabuk tutunca bize avcumuzu yalamak düşmüştü. Neyse o akşam balıklar, suşiler, mezeler yendi. Rakılar, sakeler içildi, kafayı bulduk. Feza kafayı bulunca dili çözüldü. Ben de size şimdi, o gece Feza’nın ünlü bir mankenle ilgili anlattığı olayı aktaracağım. Tescilli güzelin lezbiyenlik merakı
Efendim olayımızın kahramanı 90’lı yılların ortalarında bir güzellik yarışmasında iyi derece alıp podyum dünyasına adım atmış, esmer bir güzel. Bu hanım kızımız bir süre podyum dünyasında şansını denedi, ama istediği şöhreti yakalayamadı. Kendini bir imaj maker’a teslim etti. Saçından başına, giyiminden kuşamına her şeyini değiştirdikten sonra bir anda podyum dünyasında bomba gibi patladı. O günden sonra bütün playboylar onun peşinde koşmaya başladı. Hanım kızımızın şöhreti öyle yukarılara tırmandı ki, filmlerde de oynamaya başladı. Attığı her adım magazin dünyasında haber olmaya başladı. Art arda bir dizi aşk macerası yaşadı. Ama hiçbir sevgilisiyle birlikteliği görüntülenemedi. 
Yaz aylarını genellikle Güney sahillerinde geçiren, su gibi akıcı güzellikteki kızımızın sahillerde bikiniyle verdiği frikikler her gün gazetelerde, dergilerde yer alır oldu. Son derece şık elbiseler giyen, dekolteleriyle adından hep söz ettiren kızımız, meğer, öteden beri lezbiyen ilişkilere de meraklıymış. Ama ya fırsatı olmamış, ya da cesaret edememiş. Ta ki geçtiğimiz yıla kadar. istanbul gece hayatında çok gezen ve marjinal yaşamayı seven, adı üç harften oluşan tombiş, gizli lezbiyen hanımla arkadaş oluncaya kadar. Bu kızla ünlü mankenimiz öyle sıkı fıkı oldular ki neredeyse yedikleri içtikleri ayrı gitmez oldu. Birlikte gezen, eğlenen, tatillere, seyahatlere giden bu ikili, bir gün gittikleri Londra tatilinde aynı odada çift kişilik tek yatakta yatmak zorunda kalınca olanlar olmuş. 
ilk deneyim, ilk heyecan Tombiş lezzo, bu işlerde tecrübeli olduğu için ünlü mankenimizin de lezbiyenliğe ilgisi olduğunu uzun zamandır hissediyormuş. O gece kız kıza Londra’nın Piccadilly semtindeki marjinal kulüplerde bir güzel eğlenip, kafaları çekmişler. Sonra da sarhoş bir durumda odaya dönüp, yatağa girmişler. Bir süre sonra tombiş kızımız başlamış mankene nazikçe el peşrevleri çekmeye. Bakmış ki ünlü mankenden bir tepki yok, yoluna devam edip, ellerini mankenin en mahrem yerlerinde ve memelerinde gezdirmeye başlamış. Manken kızımız bundan çok hoşlanmış. Ama böyle bir tecrübeyi ilk kez yaşadığı için ne yapacağını bilememiş. Sadece kendini usta lezbiyen arkadaşının ellerine bırakmış. Tombiş kızımız saatlerce mankenin her santimetrekaresine eli ve dili ile dokunmuş. Havalı mankenimiz zevkten dört köşeymiş. Sabaha dek defalarca sevişmişler. Sabah uyandıklarında ise ünlü manken ne yapacağını bilememiş. O gece hakkında konuşmalı mı? Yoksa hiçbir şey olmamış gibi mi davranmalı? 
O ikinci şıkkı seçmiş. Tombiş arkadaşı da onun gibi davranmış. ikisi de güne son derece mutlu ve neşeli başlamışlar. Alışverişe ve gezmeye çıkmışlar. O gece hakkında ikisi de bir şey konuşmuyormuş, ama zaman ilerledikçe birbirlerine daha da yakınlaşmışlar. O gece lezbiyen kızımız yatağa hiçbir şey giymeden yatmış. Manken 
kızımız da bir tek külotla girmiş yatağa. Çıplak tenler birbirine değince ikisi de alev alev yanmaya başlamış. Ve başlamışlar sevişmeye. Bu ikili tatilleri boyunca buldukları her fırsatta çılgınlar gibi sevişip, birbirlerini mutlu etmişler. Ustalığa terfi etmiş
Manken kızımız, bu Londra seyahatinde, ilk kez denediği lezbiyen ilişkiden çok memnun kalmış. Öyle ki istanbul’a dönünce de bu ilişki zaman zaman tombiş arkadaşıyla böyle devam etmiş. Hâlâ da ediyormuş. Ama mankenimiz artık tek bir hanımla yetinmiyor, yenilerini deniyormuş. Mankenimiz yine kendisi gibi çok meşhur Ege sahillerinden gelen Avrupai vücut ölçüleri ve güzelliğiyle dikkat çeken esmer güzeli çok yakın arkadaşına bu ilişkiyi anlatmış. O da bir kez böyle bir ilişki yaşamak istediğini söylemiş. O da ilk deneyim iyi olsun diye usta lezbiyen tombişi, Egeli arkadaşına hediye etmiş. ikili bir gece birlikte olmuşlar. Ama Egeli esmer güzelimiz bu ilişkiyi sadece merak yüzünden denemiş. Zevk almasına rağmen o günden sonra seks yaşamına yine erkeklerle devam etmeye başlamış. Ama diğer havalı mı havalı mankenimiz canı istediğinde lezbiyen arkadaşıyla, canı istediğinde de erkek arkadaşıyla yatağa giriyormuş. Hatta ünlü mankenimiz bu işi öyle ilerletmiş ki Türkiye’de yaşayan ve çalışan bir Rus meslektaşıyla lezbiyen ilişki kurmuş. Aynı zamanda da sosyeteden çok ünlü bir delikanlıyla gözlerden uzak aşk yaşıyormuş. Havalı mankenimiz, sevgilisiyle bir sohbet sırasında, lezbiyen ilişkiye karşı olmadığını belirtmiş. Sosyetik sevgilisi bu görüşüne saygı gösterince bir gün Rus mankeni de alıp, adı semtin ismiyle anılan ünlü konaklara, sevgilisinin evine gitmiş. O gece evde yemekler yenmiş, içkiler içilmiş, Ve bir süre sonra iki manken sosyetik delikanlının karşısında soyunup çılgınlar gibi sevişmeye başlamış. Soyetik delikanlı bu görüntü karşısında çok mutlu olmuş, adeta kendinden geçmiş. Bir süre sevgilisiyle Rus güzelin sevişmesini seyrettikten sonra o da soyunup aralarına girmiş. Üçlü, muhteşem bir gece geçirmiş. Şimdilerde bu üçlü ilişki son hız devam ediyormuş.